Propeller Club’ın 25 Ocak 2024 tarihli toplantısı yapılmıştır


 

Allianz Başkanı Cansen Başaran Symes;

“İleri Görüş Olağanüstü Sonuçlar Yaratır”
Tüsiad ve PwC Başkanlıklarının ardından Allianz Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı olarak aktif çalışma hayatında yer alan başarılı iş insanı Cansen Başaran Symes, Propeller Klübü’nde yaptığı konuşmayla içinde yaşadığımız dünyayı bizim nasıl şekillendirdiğimizi, yarattığımız dünyanın da bizi nasıl dönüştürdüğünü örneklerle aktardı. Bir ufuk turu olan konuşmasını yakın geçmişten ders çıkaracak örnekler üzerinden ilerleyerek geleceğin risk ve fırsatlarıyla kurguladı. Somut tespitler yaptı. Zor bir konuyu samimi yaklaşımıyla anlaşılır ve elle tutulabilir bir resme dönüştürdü.

Başaran Symes “İnsan liderliğindeki, teknoloji destekli stratejilerin geleceği şekillendireceğine yürekten inanıyorum” diyerek sözlerine başladı. BM Genel Sekreteri’nin Dünya Ekonomik Forumu’ndaki çıkışını tekrarlayarak uyardı; “Dedelerimiz ve ninelerimiz için kurulmuş bir sistemle torunlarımız için bir gelecek inşa edemeyiz.”

“Dürüst olmak gerekirse, geçmişi tartışmaktan hoşlanmıyorum. Hayatta beni en çok büyüleyen şey, geleceğin beklentisi ve hayatımıza getirebileceği harika sürprizlerdir. Ekonomilerimizin, toplumlarımızın ve topluluklarımızın geleceği, bugün yaptığımız seçimlerle tanımlanmakta ve test edilmektedir. İnsanlığın kaydettiği hızlı ilerlemelere rağmen,özellikle bilim ve teknoloji alanlarında sosyal ve siyasi istikrarın sağlanmasına yönelik somut ve elle tutulur tedbirlerin uygulanması gerekiyor” diye konuşan Başaran Symes bizi bekleyen 3 önemli riski sıraladı:
• dijitalleşme,
• iklim değişikliği
• belirsiz bir jeopolitik ortam

Başaran Symes’ın fırsatları da işaret ettiği konuşmasının, gelecekte izlenmesi kaçınılmaz olan en önemli üç sosyal ve teknolojik gelişmeye dikkat çekti;
• Kamu Blok Zincirleri
• Multiomik Dizileme,
• Orbital Aerospace

Son zamanlarda çokca sorulan kritik bir soruyu “Dünyanın en iyi yeni bilim insanı yapay zeka mı?” diyerek dinleyenlere yönlendiren Başaran Symes, “Son 30 yılda dünya birbirine daha bağımlı, daha bağlantılı ve ekonomik olarak daha entegre hale geldi. Diyebiliriz ki; genel olarak daha fazla kriz yaşanıyor değil. Bugün farklı olan, zorlukların ölçeği, kapsamı, hızı ve birbiriyle bağlantılı olmasıdır. ”

Şu önemli notla noktayı koydu;
“…ekonomi onlarca yıl boyunca siyasi karar alma süreçlerine hükmetti, bugün, siyaset ekonomik karar alma süreçlerine hakim oluyor… Hükümetler halklarına dönüşümün ekonomik ve insani maliyetleri hakkında gerçeği söylemeli ve ardından çözümlere odaklanmalıdır.”